Google Adsense ile para kazanmak

Klasik bir başlık ama “Google Adsense ile nasıl para kazanılır?” bir de benden dinleyin istedim ve bu uzun, keyifli yazı ortaya çıktı.

Ayın son haftası yaklaştığında banka hesabımda gördüğüm “Google Ireland Limited” havalesi kısa süreliğine de olsa beni mutlu etmeye yetiyor. Bana verdiği o hazzı bir çok farklı işten kazandığımda alamadım. Tam da bugün ayın 22’si ve yine o ödeme günlerinden biri.

Google Adsense

2006 yılında başladığım Google Adsense serüvenim o günlerin popüler sistemleri forumlar üzerinden yürüyordu. Adsense’i forumlar sayesinde keşfettim diyebilirim. Deneme yanılma ile keşfetmeye başladığım sistem, kısa sürede küçük bir hobi halini aldı. Gün geldi hesabım para kazanamadı, gün geldi günlük 100 TL üzeri kazançlar elde ettim. Bu yazıyı Google Adsense maceramın bir bölümünü sizlerle paylaşmak için hazırladım.

Forumlar dedim ya tabi artık esameleri bile okunmuyor, o zamanların Facebook’u işte. phpBB, MyBB, SMF, vBulletin, Web Wiz hepsinin huyunu suyunu ezbere bilir, nasıl eklentiler yazsak da ziyaretçi sayısını artırsak diye düşünürdük. O günlerden bugüne web farklı boyutlar kazandı, haliyle web teknolojileri ve kullanıcı davranışları da büyük değişiklikler gösterdi. Bugün baş rolünde sosyal medyanın bulunduğu ve tam anlamıyla domine ettiği bir yapı var, haliyle bu sistemlerin kullanıcıları da bizim potansiyel müşterilerimiz oluyor. Bana göre, İnterneti ve teknolojilerini iyi okumak ve takip etmek yapılması gerekenlerin başında geliyor. Bu yüzden güncel okumalar ve alandaki gelişmeleri takip edecek seviyede ilgi olmazsa olmaz.

“Adsense nedir?” sorusu ile başlayalım. Çoğunuz biliyordur ama Adsense, internet sitesi yayıncıları için özelleşmiş bir reklam ağı. Her aşamadaki internet sitesi yayıncılarının site içeriğiyle ilgili reklamları sitelerinde göstererek para kazanmalarını sağlayan bir Google ürünüdür. Reklamlar, ziyaretçilerin sitede aradıkları konulara ve ilgi alanlarına uygun olduğu için hem sayfaları zenginleştirir hem de siteden para kazanma olanağı sağlar. AdSense, yayıncılara özelleştirilmiş web veya site araması imkanı da sunmakta. Böylece yayıncılar, arama sonuçları sayfalarında gösterilen reklamlar ile de para kazanabilir. AdSense teknolojisi, sayfalara hedeflenmiş reklamlar yayınlamayı hedeflemektedir. Bu sebeple içerik değiştikçe reklamlar da değişir. Aynı şekilde yayıncı ücreti de reklam içeriğine göre değişir. İçeriğe göre kimi tıklamalar 5 kuruş kazandırırken kimi tıklamalar 2 lira kazandırabilir. Bu reklam veren rekabeti ile ilintili bir konu. Ancak işe başlamadan önce göz önünde bulundurulması gereken önemli bir kriter. Burada içeriğe göre reklamın değiştiğinin altını bir kez daha çizmek istiyorum. Bu önemli bir husus.

Doğal olarak Adsense’ten para kazanmanın en önemli unsuru site trafiği. Bunun yüksek olabilmesi için en uygun içeriğin en uygun biçimde ziyaretçilere sunulması gerekiyor. Tabi, her zaman bu çok da kolay olmuyor. Sitenize çok farklı yöntemlerle trafik sağlayabilirsiniz. Eğer elinizde kullanıcıların tarayıcı adres çubuğuna yazacağı aklında kalacak kadar güzel bir alan adınız yoksa, en yaygın ve en sürdürülebilir yöntem arama motorlarından gelen organik trafik. Bunun için de arama motorlarını çok iyi tanımak ve onların belirlediği algoritmalara uygun web siteleri yapmak gerekiyor. Buna arama motoru optimizasyonu, daha yaygın kullanılan İngilizce ismi ile SEO (Search Engine Optimization) deniyor. Arama motoru dendiğinde herhalde herkesin aklına ilk önce Google geliyordur. Webmasterlar için de bu durum böyle. Sitenizi tasarlarken Google arama algoritmalarını yakından takip etmeniz ve çok iyi bilmeniz gerekiyor.

Tabi arama motoru optimizasyonu da tek başına yeterli bir çaba değil. Sitenize kalıcı trafiği oluşturmak ve bundan para kazanmak çok farklı değişkenlere bağlı; alan adı, alan adının içerik ile olan bağı, sitenizin barındığı yer, sitenin hedef kitlesi, tarayıcı ile uyum, sosyal medya, kullanıcıların ortalama sitede kalma süresi, reklam yerleşimi gibi gibi gibi… Bunların sayısını sanıyorum yüze tamamlayabilirim. Bu iş bu kadar çetrefilli mi diye soruyor olabilirsiniz. Evet, maalesef. Az önce saydığım kriterlerden “hedef kitle” için şöyle küçük bir örnek vereyim; bir oyun sitesindeki kullanıcının reklama karşı davranışı ile diğer sitelerdeki kullanıcının reklama karşı davranışı farklılık gösterebilir. Bir oyun siteniz varsa ziyaretçilerinizin büyük bölümü 7-15 yaş grubundandır. Bu hedef kitle sitede istediği oyunu bulma konusunda daha sabırsız olacağı için, reklamlara karşı daha agresif davranacaktır. Bir de bir teknoloji blogunuz olduğunu varsayalım, bu durumda ziyaretçileriniz İnternette dolaşma konusunda daha tecrübeli olduğundan reklamlara tıklama konusunda nispeten daha çekimser davranabileceğini ve hatta bir çoğunun bilgisayarlarına yüklü reklam engelleyici tarayıcı eklentilerinin bulunabilecek olduğunu göz önünde bulundurmak gerekiyor.

Gelelim benim tecrübelerime, bu konuda size verebileceğim en önemli tavsiye; bir web sitesi yapmaya ve ondan para kazanmaya karar verdiğinizde, sitenin ana temasının kendinize yakın gördüğünüz sürdürülebilir bir alan olmasına özen gösterin. Şu an yayında olmayan inndirgec (dizi-film blogu) ve okuryazar (eğitim blogu) ile tepe noktasına eriştiğim Adsense macerasında bir çok web sitesi ile çalışmalar yaptım. Halen de yapmaya devam ediyorum. Her Adsense’ci gibi muhtemelen ben de ilk reklam tıklamasını kendim yapmışımdır. O günden beri bu süreçte öğrendiğim önemli iki kural “Google’ı hiç bir şekilde kandıramazsın” ve “Kalitesiz içerik para kazandırmaz” oldu. okuryazar blogu için Google’ın sinek kuşu algoritma değişikliği ile birinci sayfada olduğu bir çok anahtar kelimede sıralamaya bile giremiyor olmasını canlı canlı izledim ve bir günde ziyaretçi sayısında %80 oranında azalmaya şahit oldum. Algoritma değişiklikleri web geliştiricileri için oldukça önemli bir olay, yeni teknolojileri takip etmek ve spam yapmamak bu değişikliklere yönelik alınabilecek önemlerden bazıları.

Bir konuda özelleşmiş web sitesi yaparak ki buna “niş site” diyorlar, bir ömür boyu para kazanabilirsiniz. Ben bunlara kendi içeriğini, düzenlemesini yaptığım profiteroltarifi.net ve pilavtarifi.com gibi sitelerimi örnek verebilirim. Niş site rekabetten uzak, bir konuya özelleşmiş ve çok da güncelleme gerektirmeyen siteler olarak da tanımlanabilir. Spesifik bir konu ile ilgili olduklarından ziyaretçi sayıları da güncellenen sitelere oranla daha düşük diyebilriiz. Ancak, bu tür sitelere sabit bir gelir kapısı olarak bakılabilir. Bu tür bir site yapmaya karar verdiğinizde Google aylık arama metriklerinden yararlanmanızda fayda var. Örneğin “profiterol tarifi” kelimesi Google Mayıs 2015 istatistiklerine göre 428.140 kez aranmış. Bu günlük yaklaşık 15bin kez aranan kelimede ilk sıralarda yer almak size günlük 3-5 bin tekil ziyaretçi sağlayabilir. Bu hiç küçümsenmeyecek bir rakam.

Sitenin ana teması özelleşmiş bir konuda değil de daha geniş bir alan ise işiniz biraz daha zor. Bu zorluğa rağmen daha geniş bir kitleye hitap edebilirsiniz. Örneğin bir eğitim blogu yapmaya karar verdiniz. Burada sitenize ziyaretçi çekebilmenin en önemli kriteri “güncelleme”. Sitenizle ilgilenmeli ve sık sık güncel içerikler eklemelisiniz. ÖSYM sınavları, orta öğretim, akademik yaşam, üniversite tercihleri, bölümler, rehberlik gibi bir çok alanda çalışabilir ve bu sayede geniş bir kelime grubunda üst sıralarda yer alabilir yüksek ziyaretçi sayılarına erişebilirsiniz. Sitenizi ne kadar sık güncellerseniz Google’a ve ziyaretçilerinize tabiri caizse “ben buradayım” mesajı vermiş olursunuz.

Bu saydıklarımının dışında; sitenin mobil cihazlarla uyumu, sosyal medya entegresyonu, sitenize diğer sitelerden gönderilen referans linkler, iyi bir arama motoru optimizasyonu, iyi bir fikir, takip ve sabır yine olmazsa olmazlarınız arasında yer almalı. Sitenizin mobil cihazlara uygunluğu artık bir Google Arama sıralama sinyali olarak kabul edilmekte, bu durum da dikkat edilmesi gereken önemli bir kriter.

Son olarak madem bu kadar ahkam kestik, şimdiye kadar kazandığımın küçük bir bölümünü gösteren bir ekran görüntüsü koyayım. Hem biraz cesaret vermiş, hem de bu işten para kazabilirin kanıtı olmuş olsun. Bu ekran görüntüsü, Adsense 24 Haziran 2011 öncesi gelir verilerini sildiği için son 4 yıla ve sadece iki siteye ait.

Google Adsense

Adsense alternatifi bir çok reklam ağı kullandım. Eğer kaliteli bir içeriğiniz varsa Adsense en iyi çözüm diyebilirim. Alternatif aramak yersiz. Görüldüğü gibi Adsense ile para kazanmak kolay ama bir o kadar da zahmetli, hepinize bol kazançlar…

22. Haziran 2015 - Yazar: Hakan Yıldırım
Kategori: Blog | Etiketler: , , | 4 yorum

Yorumlar (4)

  1. Google adsense kazançlarını arttırmak için güzel noktalara değinmişsin emeğine sağlık

  2. Yazının tümünü sıkılmadan okudum hocam. Yeni başlayacak olan arkadaşlara güzel ve yerinde tavsiyeler olmuş. Birde Benim tavsiyem olacak bu işe yeni gireceklere,her şeyden öncesi ‘SABIR’ .2-3 ay uğraşıp tutumadı diye bırakmamalılar. Emeğinize sağlık.

  3. Çok yararlı bir yazı olmuş. Aynı şekilde youtube ve dailymotion gibi reklam alan video paylaşım platformlarından da reklam ekleme kısmından google+ adsense bulunabilir, adımlar takip edildikten sonra tıklanan reklamlar sayesinde para kazanılabilir. Emeğinize sağlık profesör.

  4. merhaba kardeşim googlede bir kelimenin kaç defa arandığını nasıl öğrenebiliriz https://adwords.google.com/ko/KeywordPlanner bu sayfada ortalama veriyor ama 10 – 100 bin şeklinde veriyor bu nedenle önemli bir kelime olup olmadığını kestiremiyorum . günlük yada aylık kaç defa arandığı konusunda net bilgiyi nasıl alabilirim

Yorum Yaz

Gerekli alanlar * ile işaretlenmiş.